RoCk SeVeNLeRin BuLuŞmA NoKtaSı...

ROCK SEVENLER HOŞGELDİNİZ...
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 rock güzeli şebnem ferahla bir reportaj

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
irem_rock
x Tatlı Admin x
x Tatlı Admin x
avatar

Mesaj Sayısı : 76
Kayıt tarihi : 06/05/09

MesajKonu: rock güzeli şebnem ferahla bir reportaj   Çarş. Mayıs 06, 2009 9:33 pm

[color=red][font=Arial Black]
AKCK- NonServiam Dergisi - Ağustos 99

80'li yılların sonunda henüz yeterince erkek grubu yokken, biri Ankaralı Spinners (punk), biri de Bursalı Volvox (heavy metal) olmak üzere tamamı kızlardan kurulu 2 gruba sahip olan türk piyasası, her ne kadar her 2 gruba da gereken ilgiyi gösterememiş olsa da, bu gruplar kendi çabalarıyla konserler düzenlemiş ve demolar çıkartmışlardır.

Bugün içimizde küçük bir kitle Volvox'tan haberi olmadan, bir kez dahi dinlemeden, Şebnem'i Volvox'u bırakıp Türkçe rock yapmakla suçluyor. E, suçlama! yı yapanlara bakınca, suç da suç olmaktan çıkıyor. Volvox'u yakından bilen, ilk konserlerinden bar programlarına kadar takip eden ve dahası Şebnem'i o günlerden beri yakın tanıyan biri olarak Şebnem'in kendine çizdiği yolu gayet haysiyetli ve doğru buluyorum. Artık gereksiz küçük insan topluluklarına kendine uzun uzun anlatmak yerine kısa cümleler kurmak istemesini de gayet doğal buluyorum.

Ilık (ne ılığı, düpedüz sıcak) bir haziran akşamı, yıllardır röportajlarda bir araya gelmeyen Çağlan- Aysın- Zarife röportaj timi biraraya geliyor ve en güzel sorularını geçtiğimiz günlerde "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı albümünü çıkaran Şebnem Ferah'a sormak üzere Şebnem'in Arnavutköy'deki evinin kapısını çalıyor.
Şebnem küsel yemekleriyle bizi besledikten sonra, salataya sarımsak koyunca süper olduğundan, kedisinden, müzikten ve planlarından bahsediyor. Sonra dev ekranlı TV'sinin bulunduğu salona geçiyoruz ve röportaj başlıyor...

--Piyasa, ilk albümün "Kadın"ı çı! kardığında nasıldı, bugün nasıl?

Genel olarak müzik piyasası daha hareketliydi, sanıyorum daha çok albüm satıyordu. Şu anda çok durgun olduğu söyleniyor. Ama bunun yapılan müzikle doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Yani insanların almaya değer görmedikleri bir şey çıkmıyorsa, tabi ki almayacaklardır. İyi albüm çıktığında satıyor. Sadece, bundan beş sene önce olduğu gibi çıkan her albüm satmıyor. Bu da bence gayet yerinde bir gösterge, garip olan bundan beş yıl önce çıkan her albümün 500 bin satmasıydı. O öyle bir dönemdi, geçti. Şimdi gerçekten kendine ait tarzı olan insanların albümleri tutmaya başladı.

--Peki bu albümle birlikte hayatında değişen bir şeyler oldu mu?

Hayatımda çok bir şeyi değiştirmedi çünkü bu hep yapmak istediğim birşeydi. Bunu somut olarak yapmaya başladım, yani eskiden de müzik yapıyordum, şimdi sadece bir tane de albümüm olmuş oldu. Aslında çok büyük bir değişiklik çünkü elinle tutabileceğin bir şey oluyor. Hayatımı yaşamam açısı! ndan ya da eskiden beri sahip olduğum birtakım fikirler açısından çok şey değişmedi. Daha doğrusu ben de elimden geldiği kadar çok şeyi değiştirmemeye çalışıyorum. Çünkü beste yapmak için, söz yazmak için eskiden nasıl yaşıyorsam yine aynı şekilde yaşamak istiyorum.

--İlk albümün kaç satmıştı?

400 bini geçti. 40 bin civarında da CD.

--Hangi parçanın klibiyle birlikte patladı albümün satışı?

"Yağmurlar"la. Aslında herhangi bir parçanın klibiyle satışlar biranda 3 katına filan çıkmadı. İlk klip çıktığında hemen o hafta çok iyi bir satış grafiği yakaladı.
Ama "Yağmurlar" çıktığında onun 2 katı oldu. O sıralarda zaten "Bu Aşk Fazla Sana" radyolarda en çok çalınan parça haline gelmişti. Ve albüm hala satıyor. Zaman içinde çok tanındı ve sevildi, 3 yıl önce çıkmış olmasına rağmen. Bazıları bir gece de meşhur olup, ertesi gün sokağa çıkamıyor. Ben hiç öyle şeyler yaşamadım. Benim albümümün satışını en çok etkileyen konserler oldu.

--Bekliyor mu! ydun bu kadar çok satmayı?

Sayı üzerinde düşünmemiştim ama açıkçası diğerlerinden sıyrılacak bir albüm olacağını biliyordum. Kendimi bildim bileli hayatımın en büyük kısmını şarkıcılığa, şarkı sözü yazmaya ve beste yapmaya ayırdım. Daha az emek harcanarak yapılan başka albümlerle karşılaştırdığın zaman arada bir fark olması çok normal. Ayrıca çok samimi bir albüm yaptım. İstanbul'a geldiğimden beri birtakım albüm teklifleri alıyordum. Eğer acele edip onlardan birini kabul etseydim, istediğim müziği yapamama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirdim. Dolayısıyla da, gerçekten içimden geldiği gibi yapma şansım olana kadar beklemeyi tercih ettim.

--Volvox zamanı İngilizce şarkı sözleri yazıyordun.Albüm için mi Türkçe yazmaya başladın yoksa ondan önce Türkçe'ye yönelmiş miydin?

Ondan önce başlamıştım. Birçok insan bana "Güzel şeyler yapıyorsun ama yaptığın şeyi başkalarıyla paylaşma niyetin varsa Türkçe yapman daha akıllıca" diyordu. O zaman bana küfür gibi ge! liyordu bu. Geçmişi yabancı müzikle olan bütün müzisyenler böyle bir dönem yaşarlar. Sonra öyle bir dönem yaşıyorsun ki, Türkiye'de yaşayan insanların İngilizce yapması komik geliyor. Müziği ne için yaptığını kavrayabilmek hayatında her açıdan gelişmiş olmayı gerektiriyor. Eğer iletişim bunun büyük bir parçasıysa, hiç olmazsa yarısıysa Türkçe yapmak daha mantıklı geliyor.

--İlk albüm bu kadar çok satmışken ikinciyi yayınlamak nasıl bir baskı yaratıyor üzerinde?


İkinci albüm insanlar tarafından ya kabul gördüğün ya da "Bu o kadar iyi olmamış" dedirtirse kolayca unutulabileceğin bir albüm statüsündedir. O açıdan önemsiyorum. Ama satış konusunda kaygım yok. İşin bana düşen kısmını ne kadar doğru yaptığımla daha çok ilgileniyorum. Az satması, bu dönem o kadar insanla iletişim kurabilmişim anlamına gelecektir.

--Şu açıdan sormuştum. Mesela Ayna kliplerinde artık sigara içmiyormuş, çünkü ne kadar insanı etkilediklerinin farkındaymışlar. Sen de bu kadar! çok insana ulaştığında bu tarz şeyler hissettin mi?

Hiseediyorum, çünkü bir sürü insan senin yazdığın sözleri dinleyip kendine göre istediği payları çıkartıyor. Müzik böyle bir şey zaten. Benim de müziği dinlerken kendi hissettiklerim daha ön planda olur. Yani acaba bunu yaparken ne demek istemiştir diye düşünme devresine geçmem bayaa zaman alıyor. Dolayısıyla insanları etkileyebilecek, yönlendirebilecek, hele kötü yönlendirebilecek şeylei yaparken hakkaten iki kere düşünüyorsun, hatta daha çok.

--İlk albümden daha çok mu düşündün?

Yoo, ilk albümde de çok düşünmüştüm. İlk albümün en büyük amacı samimi bir müzisyen olduğumu insanlara göstermekti. Kendimi çok fazla durdurmayı sevmiyorum. Günlük hayatta da hoşuna gitmeyen birşeyi birine söylemen gerekiyorsa onun kırılacağını bile bile artık söylemen geraken bir zaman gelir. Onun için ben hakkaten içimden geliyorsa yanlış olanları hiç kimseyi kırmadan söylemeyi tercih ediyorum. Kırmadan lafını albüme çevir! ecek olursak, birilerine kötü enerji yüklemeyi hakkaten istemem.

--Peki ilk albümün "Kadın"da albümün stüdyo ve çıkış aşamasında yapacaklarınla ilgili sana karışan oldu mu?

Asla. Bu kadar zaman albüm yapmak için beklememin sebebi tesadüf değildi. Ben doğru hissettiğm herşeyi nerede daha rahat yapabilirsem o zaman ve o insanlarla albüm yaparım diye düşünüyordum. Ne yaptığım müziğe, ne fotoğrafa, ne klibe ne de herhangi bir şeye karışıldı. İlk albüm için stüdyoda acayip uzun kaldık. Bunlar hep maddiyatla doğru orantılı şeyler. Bir şekilde bana güvendiler.

--Albümdeki on parçayı kaç parça arasından seçtin?

Çok fazla parça arasından seçtiğimi söyleyemeyeceğim. Aklıma gelen her türlü fikri ya kaydettim ya yazdım; ondan sonra oturup onların üzerinde çalıştım. Yani kafamdaki bir fikirle ilgili dört tane parça yapıp içinden bir tane seçmedim, bütün enerjimi pir parçaya akıtmaya gayret ettim. Çünkü artık kendimi çok daha iyi tanıyorum, ne yapmak istediğimi! iyi biliyorum.

--Pepsi konserlerini neden ve nasıl kabul ettin? Bu tür organizasyonlarda şehir şehir dolaşıldığı için fazla masraf olmaması açısından kötü ses düzeni kullanılır çoğunlukla. Riskli değil miydi?

Bana öneriyi getiren kişi Mavi Sakal'dan Murat Tümer'di, yani tanıdığım biri. Maddi açıdan da beni rahatlatacak bir teklifti, aynı zamanda her açıdan profosyonel bir projeydi. Çok büyük yerlerde, çok büyük ses düzeniyle, süper ışıklarla konserler yaptık. Her yerde aynı sahne ve sistem kuruldu. Sadece şehirler değişti. Netice de, bunun karşılığında benden istenen rol yapmam değil şarkı söylememdi. Kendi işimi yapacağım için kabul ettim.

--Sen çok bağımsız, kimseye tutunmadan ortaya çıktın. Ama sonra, belki sertab'la yakınlaşmandan, Sezen aksu'nun klanına dahil olmaya başladın gibi bir görüntü oluştu. Sen böyle birşey hissettin mi? Ya da hissedersen rahatsız olurmusun?

Sertab en sevdiğim arkadaşlarımdan biri. Albümüm çıkmadan önce de yakındık! onunla. Sezen Aksu ise Karma Müzik'in ortaklarındandı, yani patronum konumundaydı. Daha önceden tanışıyorduk, ama aynı şirket içinde yer almaya başladığın andan itibaren daha da yakınlaşıyorsun. Zamanla sık sık fikir alışverişinde bulunduğum, arkadaşım gibi hissettiğim biri haline geldi. 27 yaşındayım ve hayatımı kimlerle, nasıl paylaşacağıma az çok aklım eriyor. Hayatıma giren insanlardan hiç bir şekilde şikeyetçi olamam. Ama insanların tek bir resme bakıp yargıya varması çok canımı sıkıyor.

--"Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" nasıl bir süreçte ortaya çıktı? Neden "kısa cümleler" mesela?

Hayatında bazen kontrol edemediğin, bazen kontrol edip de üstesinden gelemediğin değişiklikler oluyor; bazen de hiçbir şey olmuyor. Benimki her şeyin hat safhada değiştiği, kontrol edemediğim bir sürü değişikliğin olduğu bir dönemdi. Dolayısıyla hem susup kendimi dinlemeye, hem de oturup etrafımdaki insanların nasıl iletişim kurduğunu gözlemeye çok zaman ayırdım. Hyatım boyunca! kendini seven, kendisiyle barışık insanlardan biri olmak istedim. Bunun için bilincimi, algılamamı yükseltecek herşeyi yapmaya gayret ettim. Böylece, kendimi tanımaya ve kendimden mutlu olmaya başladığım bir döneme girdim. Albüm böyle bir süreçte oluştuğu için, elimden geldiğince bunları yansıtmaya çalıştım. "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" da bu süreci çok iyi ifade ediyormuş gibi geliyor bana. Yani artık kendimi anlatmam için cırcır konuşmam gerekmiyor. İnsanları dinlemeyi tercih ediyorum. Gerektiğinde de kendimi daha net ifade edebildiğimi düşünüyorum.

--Albümde, söz ve melodi olarak kendine çok yakın hissettiğin, seni çok iyi ifade eden bir parça var mı?

"Artık Kısa Cümleler Kuruyorum". Sözlerini o kadar çok seviyorum ki, sırf bir gitarla çalmak, insanların evine girmişim de orada çalıyormuşum gibi hissettirmek istedim. Ne hissediyorsam hepsini anlatıyor bu şarkı. Geçen iki sene içinde gerçekten feleğin çemberinden geçtiğimi hissettiğm zamanlar oldu, ama ha! la hayatı seviyorum. Her şeye rağmen hayatta durmaya, üstelik zevk almaya çalışıyorum.

--Dinlediğim kadarıyla bu albümde, tüm albümü sırtlayacak piyasa bir parça yok. Bu bilinçli bir tercih mi?

Tabii ki. Benim albüme koyduğum her parçanın içime sinmesi lazım. Yoksa rahat uyku uyuyamam ki o zaman. Ben ne kadar şöyle olmalı, böyle olmalı diye düşünmüyorum müzik yaparken. Benim kendim için inandığım, doğru olduğunu hissettiğm şeyler var. İnancımı bir an olsun kaybetmiyorum ve bana sanki içimden gelmeyen birşeyi yaparsam insanlar bunu hemen farkedermiş ve iyice batarmış gibi geliyor. Yani bunu aklımdan bile hiçbir zaman geçirmem. Albümüm 3000 satsa bile geçirmem. Ben ne hissediyorsam insanlarla onu paylaşıyorum. Çok büyük satış rakamlarına ulaşmak için albüm üretmeye başlamıyorum. Müzik hapşırmak gibi bir şey, içinden geldiğinde tutamıyorsun ki! Müzik yapmak için albüm çıkarmıyorum, albüm çıkarmak için müzik yapmıyorum. Dolayısıyla ne üretirsem onu sunmayı daha doğ! ru buluyorum.

--Diyelim ki bu albümde satışların çok düştü, ama müzik otoritesi olarak tanımlanan bazı insanlardan çok iyi tepkiler aldın... Ne hissedersin? Hangisi daha önemli senin için?

"Bir albüm yaptım, müzisyenler çok beğendi ama halk beni anlamadı" diyenlerden olmak hiç istemiyorum ve hiçbir zaman da olmayacağım. Böyle bir şey yok. Eğer böyle bir durumla karşılaşılıyorsa mutlaka bir yerlerde yanlış yapılmıştır. Çünkü müzik o kadar zor değil, üç dakika süren birşey. Normalde beni nasıl etkiliyorsa bir başkasını da öyle etkilemesi lazım. Müziği sevmek için ciddi bir eğitime gerek yok. Duyguyla doğru orantılı; sevmiyorsa sevmiyordur. Bu nedenle çok fazla promosyonun gerekliliğine de inanmıyorum. Üç günde, üç ayda ya da üç haftada ulaşabileceği kadar insana ulaşıyor zaten.

--Bu albüm için nasıl bir promosyon stratejisi belirlediniz?

Okullar ve televizyon programları tatile giriyor. Zaten televizyonda playback yapmak ya dacanlı çalındığında onun! çok kötü aktarılması hiç hoşuma gitmiyor. Bu yüzden içim rahat katılabileceğin program sayısı çok az. Dolayısıyla daha çok klibi yayınlatmaya, konser vermeye ve yazılı basınla röportaj yapmaya yönelik bir promosyon olacak.

--Albümde neden gitar çalmadın?

Stüdyo gitaristi olmak çok başka bir şey. Sahnede çalabilirim ama stüdyoda çalmak için yıllarca stüdyo müzisyenliği yapmak gerek. Ayrıca, yanımda benden daha iyi yapabilecek biri varsa -ki Demir çok iyi bir stüdyo gitaristi- o işi ona yaptırmak daha mantıklı geliyor bana. Neticede onlar genellikle benim yazdığım melodiler.

--Bu albümde sesin ilk albümdekinden daha farklı duyuluyor...

]http://www.seboistnet.com/arsiv/html/thumbs/lrg-2523-lrg-83-kelimeler153.jpg[/img]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
×яέто×
administaratörs
administaratörs
avatar

Mesaj Sayısı : 106
Kayıt tarihi : 06/05/09
Nerden : Gitaristler Aleminden...

MesajKonu: Geri: rock güzeli şebnem ferahla bir reportaj   Çarş. Mayıs 06, 2009 10:09 pm

Güzel ve başarılı bir bayan emeğine sağLık rocKer^^m xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://vagrant-rock.vampire-legend.com
zinko_emo
sitemizin kız emo^^su
sitemizin kız emo^^su
avatar

Mesaj Sayısı : 32
Kayıt tarihi : 06/05/09

MesajKonu: Geri: rock güzeli şebnem ferahla bir reportaj   Perş. Mayıs 07, 2009 4:44 pm

teşekkür admninm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
irem_rock
x Tatlı Admin x
x Tatlı Admin x
avatar

Mesaj Sayısı : 76
Kayıt tarihi : 06/05/09

MesajKonu: nedeb seninki   Cuma Mayıs 08, 2009 8:02 pm

neden senin soyadı nne ki beni adım irem bu arada irem güle rben değilim kuzenin ona açtım girsindie girmio bu aralar beni adım irem flower
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
×яέто×
administaratörs
administaratörs
avatar

Mesaj Sayısı : 106
Kayıt tarihi : 06/05/09
Nerden : Gitaristler Aleminden...

MesajKonu: Geri: rock güzeli şebnem ferahla bir reportaj   Cuma Mayıs 08, 2009 8:55 pm

irem_rock demiş ki:
neden senin soyadı nne ki beni adım irem bu arada irem güle rben değilim kuzenin ona açtım girsindie girmio bu aralar beni adım irem flower
o başka bitanemn boşver onuu Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://vagrant-rock.vampire-legend.com
 
rock güzeli şebnem ferahla bir reportaj
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
RoCk SeVeNLeRin BuLuŞmA NoKtaSı... :: İlk kategoriniz :: Rock Sanatçıları-
Buraya geçin: